Küresel piyasalarda yılın ilk çeyreğinde; enflasyon, küresel merkez bankaları (Fed, ECB, BoE vs) politikaları, resesyon ve bankacılık sektörüne ilişkin endişeler takip edilen ana konu başlıkları arasındaydı.
Rusya - Ukrayna savaşı sonrası rekor seviyelere çıkan enerji maliyetlerinde son dönemde görülen sert düşüş ile küresel enflasyonun zirve seviyeden geri çekilmesi ve merkez bankalarının faiz artırım sürecinin sonuna yaklaşmaları dolayısıyla küresel çapta hisse senetleri 2023'ün ilk çeyreğini teknoloji hisseleri öncülüğünde yükseliş ile tamamladı.
ABD borsaları çeyreğin son haftasını bankacılık sektörüne ilişkin azalan endişeler ve PCE enflasyonda soğuma işaretlerinin etkisiyle %3,0'ün üzerinde değer kazandı. 2022 yılını %30'un üzerinde değer kaybıyla tamamlayan Nasdaq yılın ilk çeyreğinde %16,77 değer kazanarak, 2020'den bu yana en iyi çeyreğini geçirdi.
Küresel risk barometresi olarak takip edilen SPX %7,03 ve Dow Jones %0,38 değer kazandı. Alman DAX'ı %12,25 ve Euro Stoxx 50 %13,74 değer kazanımı ile ilk çeyreği tamamladı.
MSCI Dünya endeksi yılın ilk çeyreğini %7,25, MSCI EM %3,54 değer kazanımıyla tamamladı. ABD borsaları yılın ilk çeyreğini beklentilerin üzerinde değer kazandı. Ancak piyasalarda ABD ekonomisinde beklenen bir resesyonun ortaya çıkması halinde ilk çeyrekteki güçlü performansın baskı altına girebileceği beklentileri bir hayli fazla.
Yılın ilk çeyreğinde risk barometresi olarak izlenen SPX'de sektör endeksleri arasında en çok değer kazanan sektör %22 ile teknoloji olurken, en çok değer kaybeden %6 ile finans ve enerji oldu.
Morgan Stanley (NYSE:MS) tarafından yayımlanan bir raporda; son birkaç haftada yaşanan olaylar dikkate alındığında, hisse senedi piyasalarının büyük bir fiyatlama riski ile karşı karşıya olduğu belirtildi. Hans Olsen yaptığı değerlendirmede; Piyasaların bir resesyon olasılığını fiyatlamış olmadığını belirtirken, yatırımcılara gelecekte yaşanacak bir piyasa kargaşasına karşı normalden daha fazla nakit tutmalarını önerdi.
2022 yılını yaklaşık %197 değer kazanımıyla tamamlayan Borsa İstanbul yılın ilk çeyreğinde %12,64 değer kaybederek, dünya borsalarından negatif ayrıştı. Aynı dönemde MSCI TUR endeksi ise %9,42 değer kaybetti.
Borsa İstanbul'un küresel borsalardan negatif ayrışmasındaki temel nedenler; seçim sürecine girdiğimiz dönemde yaşanan belirsizlik ortamı ile mevduat ve kur tarafında yukarı yönlü ivmelenme, KKM'da faiz tavanının kaldırılması ve yüksek baz etkisiyle enflasyonda geri çekilme sonucu daralan negatif reel faiz oranı olarak sayılabilir.
BIST100'de sektör endeksleri arasında ilk çeyrekte değer kazanan tek endeks %3,76 ile taş toprak oldu. En çok değer kaybeden sektör endeksi ise %26,16 ile turizm olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde bankacılık sektörü %10,73, sınai endeksi %11,17 değer kaybetti.
USDTRY %2,45, Euro %4,29, Altın %8,0 değer kazanırken, dolar endeksi (DXY) %0,98 değer kaybıyla yılın ilk çeyreğini tamamladı.
2023 yılı 2. Çeyrek Beklentilerim: BIST100 yüksek volatilitenin devamını beklerken, küreselde resesyon sesleri artabilir.
Küresel piyasalarda resesyona ilişkin birçok emare söz konusu iken, ABD borsalarında yılın ilk çeyreğinde görülen yüksek kazançları açıkçası çok sağlıklı bulmuyorum. Son süreçte özellikle küresel ölçekte bankacılık sektöründe yaşanılan kriz ortamı bunu teyit eder nitelikte.
Küresel piyasalarda durgunluk (resesyon) işaretler; pozitif reel faiz ortamı ve QT, resesyon fiyatlaması açısından yakından takip edilen 2 - 10 yıllık farkı veya 3 ay - 10 yıllık faiz farkı (terse dönen verim eğrisi) ile SPX'de uzun vadeli ortalama FK 15,6'ya kıyasla 18 FK ile fiyatlanması. (Tarihsel ort. göre yüksek değerleme)
Yurt içinde 14 Mayıs seçimlerine 41 gün kalan süreçte artan belirsizlik ortamı, hükümetin son birkaç haftalık dönemde KKM'de gerçekleştirdiği düzenlemeler sonrası mevduat faizlerinde (yıllık %30 ve üzeri) ve kurda yukarı yönlü ivmelenme BIST100'de satışları tetiklemektedir. Yurt içinde özellikle seçim sonrası uygulanacak makro ekonomik politikalar ve yurt dışı yerleşiklerin fiyatlamalar üzerinde belirleyici olacağını düşünmekteyim.
BIST 100'de önümüzdeki süreçte 5300 - 5400 üzerinde fiyatlama beklemezken, aşağı yönlü satışlarda 4500 - 4250 (200 günlük üssel) bölgesinde yüksek iskontosu ile öne çıkan şirketlerde pozisyonlanma görülebileceğini düşünmekteyim. (Özellikle küresel ve yerel fonlar tarafından)
Uyarı Notu: "Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir."