Dün 7,85’i aşarak rekor kıran USD/TRY kuru, bugün TL mevduatlardan alınan vergi ve BSMV oranının düşürülmesi ile 7,76’ya geriledi.
Sene başında BSMV oranları binde 2’den yüzde 1’e çıkarılmıştı, bugün açıklanan Cumhurbaşkanı kararı ile oran yeniden binde 2’ye düşürülürken TL mevduat hesaplarından yapılan vergi kesintileri de düşürüldü. Karar ile;
-Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar vadeli hesaplarda %5 (Önceki oran %15 idi),
-Bir yıla kadar vadeli hesaplarda %3 (önceki oran %12 idi),
-Bir yıldan uzun vadeli hesaplarda %0,Enflasyon oranına bağlı olarak değişen faiz oranı uygulanan bir yıldan uzun vadeli hesaplarda %0 (önceki oran %10 idi),
Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kar paylarından;
-Vadesiz ihbarlı ve özel cari hesaplar ile 6 aya kadar vadeli hesaplarda %5,
-Bir yıla kadar vadeli hesaplarda %3,
-Bir yıldan uzun vadeli hesaplarda %0 olacak şekilde belirlendi.
Vergi kesintilerinin artırılmasındaki amaç döviz talebini TL’ye çekmekti, ancak yurt içi yerleşiklerin döviz hesaplarındaki artışa baktığımızda bu kararın etkili olmadığını görüyoruz. TCMB verilerine göre son haftada mevduatlar 218 milyar üzerinde olurken özellikle gerçek kişi hesapları rekor kırmaya devam ediyor. Vatandaşın enflasyon karşısında eriyen gelirini döviz ya da altın ile korumaya çalışması son derece anlaşılır bir durum. Yetkililer kurdaki rekor yükselişleri rekabet fırsatı olarak görüp sorun etmiyorsa vatandaşın da döviz ve altın ile gelirini korumaya çalışmasına da müdahale etmemek gerekir. Müdahaleyi vergileri artırarak değil TL’nin cazibesini artıracak adımlarla sağlamak gerekir ki bugün alınan karar da bu yönde, ama bu tek başına yeterli değil.
Dün açıklanan YEP hedeflerinde açıkça görüyoruz ki kur da enflasyon da cari açık da yükselecek büyüme düşecek, gelir azalacak ve buna bağlı işsizlik oranında yükseliş kaçınılmaz olacak.
Yetkililer ısrarla yerli üretime ağırlık verilmeye başlandığını söylüyorlar, ama bugün açıklanan Hizmet- ÜFE verisi Ağustos’ta yıllık %16,93 aylık %4,02 artış gösterdi. Bu ne anlama geliyor?
Hizmet sektöründe yani ulaşım, konaklama, bilgi iletişim, teknik, destek ve idari hizmetlerin maliyetlerinde aylık %4 ve yıllık %16 üzerinde artış olmuş, maliyetteki artış da elbette fiyata yansıyacak yani hem üreten hem de tüketen için fiyatlar zamlanmış demektir.
Yerli üretim için gereken ara malı başta olmak üzere ihtiyaçlar bile büyük oranda ithal edilirken hedef sadece temenni de kalır, daha fazlasını yapmak, teşvik sağlamak şart.
Fiyatlara baktığımızda;
Rekor kıran döviz kurlarındaki atak bugün biraz azaldı, ancak fiyatlar hala son derece yüksek olduğu için tansiyonun düştüğünü söyleyemeyiz. USD/TRY kurunda 7,50 üzeri aşırı alım bölgesi olurken son haftadaki ortalama 7,64'ü ilk destek olarak gösteriyor. 7,87 ise ilk direnç konumunda.
EUR/TRY kurunda 9,0 öncelikle seviyesi altına gerileme olması gerekiyor, 8,78 ise en önemli ilk destek.