Son günlerde küresel hisse senedi piyasalarını anlatırken genelde bu başlık kullanılıyor. 2018 son çeyrekte hisse senedi piyasalarında yaşanan düzeltme 2019 ilk çeyrekte yerini yukarı yönlü harekete bıraktı.
Bu süreçte son iki senede piyasaları yoran Çin ile ABD arasında ticaret anlaşmalarında çözüm beklentisi piyasalara moral verdi. Ancak asıl piyasalara destek veren Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) değişen faiz politikası ve bir süreliğine kenarda bekleme kararıydı. Amerikan ekonomisi tarafında tehlike çanları çalıyor diyemeyiz. Fakat Avrupa, Çin, Japonya ve gelişen ülke piyasaları ekonomik büyümesi hız kesebilir. Bu şartlar altında lokomotif ekonomi Amerika’nın arkadan gelenleri kontrol etmeden hareket etmesi düşünülemezdi.
ABD tarafında geçtiğimiz hafta açıklanan 2018 sen çeyrek büyüme rakamı son hali ile yüzde 2,2 olarak açıklandı. Mart ayı FED toplantısında ekonomik verilerde yapılan aşağı yönlü güncellemeleri de biliyoruz. Bilemediğimiz ve öngörmekte zorlandığımız resesyon ihtimalinin olup olmadığı?
FED üyelerinin bu hafta yaptığı açıklamalara bakılırsa Amerikan ekonomisinde böyle bir ihtimal bulunmuyor. Aynı zamanda bankanın faiz indirimine gitmesi için de bir neden yok. Öte yanda vadeli piyasalarda faiz artırım fiyatlaması hem de tahvil bono piyasasında ki fiyatlamalara bakınca akıllar karışıyor.
Vadeli piyasalar bankanın (FED) 2019 yılı faiz indirim ihtimalini olasılık dahilinde görüyor.
Avrupa’dan Asya’ya Merkez Bankaları’nın kolay para eğilimli politikaları ve ardından tahvil bono piyasasında gerileyen faiz oranları, geçtiğimiz hafta Amerika’da 3 aylık bono faizleri 10 yıllıkların üzerine çıkınca sardı mı bir korku?
Tahvil bono fiyatlamasının tek başına resesyon göstergesi olmadığı, ihale takvimi etkisi, deniz aşırı ülkelerden gelen talep gibi gerekçeler ile fazla telaşa gerek yok dedik. Bununla beraber piyasa her düzeltme ihtiyacında ekonomik yavaşlamanın beklenenden fazla olma ihtimalini kullanabilir.
Neyse ki Ocak ayından bu yana hisse senedi piyasaların tutunacağı bir başka dal daha var. O da Çin ile ABD ticaret görüşmelerine ilişkin haber akışı;
ABD Hazine Bakanı Munichen’ın görüşmelerin iyi gittiğini ve önümüzdeki hafta Başbakan yardımcısı ile Washington’da devam edileceğini söylemesi olumluydu. Bir tarafta entelektüel mülkiyet haklarından teknolojiye önemli konular ile Çin ile görüşmeler uzayabilir beklentisi vardı. Süreç uzayıp zamana yayılabilir buna rağmen küresel ekonominin hassasiyeti arttı ve taraflar yapıcı olmak gerektiğinin farkında diyebiliriz.
Amerika’dan başlayalım E-Mini S&P500 endeksi kısa düzeltmeler ardından yükselişini sürdürmek niyetinde görünüyor.
Stoxx Europe 600 küresel hisse senedi piyasalarının yıldızı olmasa da Merkez Bankaları güvercin para politikası ve Çin ile olumlu ticaret görüşmeleri bir araya gelince 2015 ilk çeyrekten bu yana en iyi performansı gösterdi.
İçeride son bir haftada yaşanan dalgalanmaya bakarak yanılgıya kapılmayalım. MSCI gelişen ülke piyasaları endeksi de 2019 ilk çeyrekte son iki yılın en iyi performansını gösterdi.
Sonuç olarak, 2019 yılı ilk çeyreği küresel hisse senedi piyasası için pozitif geçti Önümüzdeki dönemde ekonomik yavaşlama arka planda endişe yaratabilir. Öte yanda Çin ile ticarette parçalı da olsa anlaşma sağlanması hisse senedi piyasalarında yükselişe destek verir. Piyasaların şimdilik iyimser gelişmeleri fiyatlamakta daha istekli olduğunu görüyoruz. Bu tabloda piyasaların ihtiyaç duyduğu rutin bir düzeltme zamanına kadar yükseliş trendi sürebilir.
NoorCM Menkul Değerler A.Ş
Stratejist