Son Dakika
0
Reklamsız Sürüm. Investing.com deneyiminizi geliştirin. 40% kadar indirimden yararlanın Daha Fazla Ayrıntı

Devletler Batar mı?

Yazar Mahfi EğilmezPiyasa Genel Bakış18.10.2021 09:36
tr.investing.com/analysis/devletler-batar-m-200480504
Devletler Batar mı?
Yazar Mahfi Eğilmez   |  18.10.2021 09:36
Kaydedildi. Kayıtlı Öğeler Kısmını İncele
Bu makale zaten Kayıtlı Öğeler arasında bulunuyor
 
Batmanın Anlamı Üzerine
Başlıktaki sorunun farklı çeşitleri var: Ülkeler batar mı? Devletler batar mı? Toplumlar batar mı?
Bu soruları yanıtlamaya girişmeden önce batmanın ne anlama geldiğini incelemek gerekir. Batmak, fizikte, bir sıvının üzerinde iken herhangi bir nedenle içine gömülmek ya da sert ve sivri uçlu bir şeyin yumuşak bir şeye girmesi, saplanması anlamında kullanılan bir sözcük. Ekonomi, finans, işletme ve hukuk alanında batmak daha çok iflas anlamında kullanılıyor. İflas; alacaklılara olan borçlarını geri ödeyemeyen kişi ya da kuruluşların borçlarının bir kısmının ya da tamamının kaldırılmasını talep etmesi sonucu bir yargı sürecidir. Konu devlet ve ülkeye gelince iki türlü batma söz konusu olabilir: (1) Girişilen savaşların kaybedilmesi ya da dünyadaki gelişmelere ayak uydurulamaması gibi çeşitli nedenlerle güç kaybına uğrayarak ülke topraklarını ve yönetimini yitirmek. Buna örnek olarak Roma İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu ve SSCB’yi sayabiliriz. (2) Moratoryum ilanı. Devletin mali anlamda güç durumda bulunduğu dönemlerde yeni bir anlaşma yapmak suretiyle borçlarının ödenme şekli ve süresini yeni esaslara bağlamasına moratoryum denir. Moratoryumda borç ortadan kalkmaz, ödemeler ertelenir, faiz oranları yeniden belirlenir, belli durumlarda borcun kısmen silinmesi söz konusu olabilir. Bunun en yakın örnekleri Meksika, Arjantin ve Rusya’nın açıkladığı moratoryumlardır. Yunanistan batma aşamasına geldiği halde Avrupa Birliği üyesi olduğu için birlik tarafından moratoryuma gitmeden kurtarılmıştır.

Günümüzde sokak dilinde devletlerin batması ifadesiyle kastedilen şey savaşlar nedeniyle değil borçların ödenemez duruma gelmesi nedeniyle ortaya çıkan durumdur. Böyle bir durumun bir sonraki aşaması moratoryum ilanıdır. Bu durumda devlet batmaz, ülke toprakları yitirilmez, borçlar yeni bir biçim alır.

Türkiye’nin geçmişinde iki moratoryum örneği vardır:

1875 Moratoryumu

Osmanlı İmparatorluğu ilk dış borçlanmasını Kırım savaşına finansman bulabilmek için 1854 yılında yaptı. Bu yıldan 1874 yılına kadar geçen 20 yıllık sürede 15 ayrı dış borçlanma yapıldı ve toplamda 239 milyon lira borçlanıldı. Bu sürenin sonuna doğru Osmanlı İmparatorluğu alınan borçların anaparası bir yana faizlerini bile ödeyemez duruma geldi ve 1875 yılında moratoryum ilan edilerek borç ödemelerine yeni bir düzenleme getirildi. Ne var ki bu düzenlemeye de uyulamadı. II. Abdülhamid'in padişahlığı sırasında, yönetim, 1877 – 78 Osmanlı – Rus savaşıyla (93 harbi) birlikte imparatorluk dış borçlarının yanı sıra Galata bankerlerinden almış olduğu iç borçları da ödeyemeyeceğini açıkladı. Bunun üzerine alacaklılarıyla yeni bir anlaşmaya giderek damga işlemleri, alkollü içki, balık avı, tuz ve tütünden alınan vergi gelirlerini 10 yıl boyunca iç borçlar karşılığı olarak alacaklılara bıraktı. Bu işlemleri yürütmek üzere bir Rüsum-u Sitte İdaresi kuruldu. Resim ya da çoğulu olan rüsum, damga vergisi gibi dolaylı vergileri ifade ediyor. Sitte ise altı anlamına geliyor. Altı adet geliri kapsadığı için idareye bu ad verilmişti.

Dış borçlardan alacaklı Avrupa devletleri yalnızca Galata bankerlerine olan iç borçlar için böyle bir idare kurulmasına tepki gösterince 1881’de damga, alkollü içki, balık avı, tuz, tütün ve ipekten alınan vergilerin tüm geliri iç ve dış borçlara ayrıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu bazı gelirlerini doğrudan borç ödemelerine tahsis etmek zorunda kalmış oluyordu. İş bu kadarla da bitmedi. Yabancı devletler iç ve dış borçların ödenmesinde kullanılmaya ayrılan bu gelirleri toplama ve alacaklılara ödeme görevinin de Osmanlı devletinden ayrı bir idare kurularak ona devredilmesini istediler. Hükümet yabancı devletlerin baskılarına dayanamadı ve 20 Aralık 1881’de yayınladığı Muharrem Kararnamesi ile Rüsum-u Sitte İdaresi’ni kaldırarak yerine Düyun-u Umumiye İdaresi’ni kurdu. 1882 yılında çalışmaya başlayan Düyun-u Umumiye’nin idare meclisi biri İngiliz ve Hollandalı borç verenlerin, biri Fransız, biri Alman, biri Avusturyalı, biri İtalyan borç verenlerin, biri ayrıcalıklı tahvil sahiplerinin temsilcilerinden ve biri de Osmanlı tebasından olmak üzere 7 kişiden oluşuyordu. İdare binası bugünkü İstanbul Erkek Lisesi binasıydı. Düyun-u Umumiye İdaresi bu gelirleri toplayarak iç ve dış borçların alacaklılarına ödemeye başladı. Düyun-u Umumiye İdaresi, Osmanlı İmparatorluğunun bağımsız bir devlet olarak maliyesini yönetme, vergi koyma ya da kaldırma, vergi oranlarını değiştirme gibi hükümranlık haklarının bir bölümünü elinden almış oluyordu. Düyun-u Umumiye İdaresi bu vergileri toplamakla kalmadı, bir süre sonra sanayi ve ticaret alanında yatırımlara da girişmeye başladı. 1912 yılı itibariyle Maliye Bakanlığında 5500 memur görev yaparken, Düyun-u Umumiye İdaresi’nde 9000 memur çalışıyor, Osmanlı İmparatorluğu’nun gelirlerinin yaklaşık üçte biri bu idarece tahsil ediliyordu.

Lozan Antlaşmasıyla bu kurumun işleyişine son verildi. Osmanlı borçları Lozan’da imparatorluğu oluşturan ülkelere paylaştırıldı. En büyük pay Türkiye Cumhuriyeti’ne düştü. Söz konusu borçların anaparası 1933 yılında yapılan Paris Antlaşmasıyla indirime uğradı ve Türkiye, çok daha düşük miktarlar ve daha uygun bir ödeme takvimiyle olsa da Osmanlı borçlarının geri ödenmesini ilk borcu aldığı 1854 yılından tam 100 yıl sonra 1954 yılında tamamladı.

1958 Moratoryumu

Türkiye Cumhuriyeti (Adnan Menderes’in Demokrat Parti hükümeti) 4 Ağustos 1958 tarihinde ülkenin içinde bulunduğu mali güçlükler ve borçların ödenemeyecek hale gelmesi nedeniyle moratoryum ilân etti. Bu tarih aynı zamanda Türkiye’nin IMF ile ilk kez bir düzenleme içine girdiği tarihtir. Bir yandan yapılan devalüasyonla 1 ABD Doları 2,80 TL’den 9 TL’ye eşit hale getirilirken bir yandan da alacaklılarla anlaşmaya varılarak mevcut borçların 1971 yılına kadar taksitlendirilmesi sağlandı.

Bu moratoryum ve yarattığı sonuçlardan daha ilginç olanı o tarihte mevcut olan dış borç miktarının bilinmemesidir. Türkiye’nin ne kadar ve kimlere dış borcu olduğunu alacaklı ülke hükümetleri bildirmiştir. Yapılan anlaşma, anlaşmanın imzalandığı tarihe kadar gelen toplam 422 milyon dolarlık borçları kapsıyordu.

Bu düzenlemelerin önemli bir sonucu da o tarihe kadar kamu kesimi içindeki her idarenin kendi başına borçlanması uygulamasının kaldırılması ve kamu kesiminin yalnızca Hazine aracılığıyla borç alabileceği konusunun hükme bağlanmasıydı. Bu gelişme aslında ‘her şerde bir hayır vardır’ sözünün tam olarak karşılığıdır. Böylece merkezi yönetim içinde her idarenin kendi başına borçlandığı, bütçe ve hazine birliği ilkesinin çiğnendiği bir dönem sona ermiş oluyordu.

Günümüzün Borç Sorunları

Küresel krizin etkisiyle pek çok ülke borç yükü sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Bu borç yükünün iç borç bölümü daha az sorunlu. Çünkü ülkeler enflasyon yaratmayı göze alarak para basıp iç borçları ödeme imkânına sahipler. Buna karşılık dış borç ödemeleri için böyle bir imkânın olmaması asıl sorun olarak dış borç yükünü öne çıkarmaktadır. Parası rezerv para (dünyada alış verişte kabul edilen para) konumunda olan ülkeler açısından bu anlamda iç borç dış borç açısından bir fark yoktur. ABD, Euro Birliği ülkeleri, Japonya, Birleşik Krallık gibi parası rezerv para olarak kabul edilen ülkeler iç borçlarını da dış borçlarını da kendi paralarıyla ödeyebilmektedir.

Tablo: Çeşitli Ülkelerin Dış Borç Yükü 2020 (Dış Borç Stoku / GSYH, %)

Ülkeler ve Dış Borç Yükleri
Ülkeler ve Dış Borç Yükleri

ABD, Japonya, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve İspanya’nın para birimlerinin rezerv para olması nedeniyle iç ve dış borç ayrımı yapılmaksızın bütün borçlarının tabloya katıldığına dikkat edilmelidir. Ne şekilde yorumlanırsa yorumlansın bu tablo gelişmiş ülkelerin ilk kez karşılaştığı bir durumu yansıtmaktadır. Borçlar öylesine yükselmiştir ki hep birlikte moratoryum ilan edilmesi bile söz konusu olabilir.

Türkiye’nin dış borç yükü yüzde 63’tür. Bu oran gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında düşük görülebilir. Buna karşılık Türk Lirasının rezerv para olmadığı ve dış borç ödemesinde kullanılamayacağı gerçeği karşısında oranın çok da düşük olmadığı anlaşılabilir.

Sonuç ve Değerlendirme

Günümüzde örneği daha az görülmekle birlikte devletler savaş gibi olaylar sonunda batabilir. Geçmişte devletler battığında bazen ülkeler de batar, tarihten silinir ya başka bir devletin yönetimine girer ya da başka bir devlete dönüşürdü. Bugün artık ülke batışı pek görülmüyor. Devletler batarken eğer ülke (tümüyle) elden çıkmamışsa o topraklarda yeni bir veya birkaç devlet kuruluyor. Mesela Osmanlı İmparatorluğu batarken Türkiye Cumhuriyetinin de aralarında olduğu birçok yeni devlet kuruldu. Daha yakın bir örnek Yugoslavya’nın batışıdır. Yugoslavya’nın yerini Sırbistan, Bosna Hersek, Hırvatistan, Karadağ, Makedonya gibi yeni devletler aldı.

Bugün gelinen aşırı borç yükleri önümüzdeki dönemde küresel sistem için en büyük riski oluşturuyor. Birinin moratoryum ilan etmesi, sistemi, zincirleme moratoryum ilanlarına götürebilecek kadar etkili olabilir.

Orijinal Makale

Devletler Batar mı?
 

İlgili Makaleler

Devletler Batar mı?

Yorum Ekle

Yorum Kuralları

Biz, yorumları kullanarak diğer kullanicilarla bağlantıya geçmeniz, perspektifinizi paylaşmanız ve  yazarlara ve diğer kullanıcılara sorular sormanızı amaçlıyoruz. Ancak, söylem düzeyini yüksek tutmak amacıyla oluşturduğumuz aşagıdaki kriterleri lütfen aklınızda tutunuz:

  • Söyleşiyi zenginleştirin
  • Odaklanın ve takipte olun. Sadece tartışılan konuyla ilgili bilgileri gönderin.
  • Saygılı olun. Negatif görüşler bile pozitif ve diplomatik çerçevede anlatılabilir.
  • Standart yazı stili kullanın. Noktalama, küçük ve büyük harf kullanin.
  • NOT: Spam ve/veya promosyon içeren mesajlar ve  yorum içindeki bağlantılar silinecektir.
  • Küfür, iftira ya da bir yazar veya başka bir kullanıcıya yönelik kişisel saldırılardan kaçının.
  • Yalnız Türkçe yorum yapabilirsiniz.

Spam veya suistimal edenler siteden silinecek ve yazar veya kullanıcı olarak Investing.com tarafından ileride bir kayittan men edilecektir.

Düşünceleriniz buraya yazın
 
Bu grafiği silmek istediğinize emin misiniz?
 
Gönder
Bu sayfada da paylaş:
 
Ekteki grafiği yeni bir grafikle değiştirmek istiyor musunuz?
1000
Yorum yapma yetkiniz olumsuz puanlama sebebiyle kısıtlanmıştır. Durumunuz moderatörlerimiz tarafından incelenecektir.
Lütfen tekrar yorum yapmadan önce bir dakika bekleyiniz.
Yorumunuz için teşekkür ederiz. Yorumunuz, yöneticilerimiz tarafından kontrol edildikten sonra onaylanacaktır. Bu sebeple yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.
Yorumlar (1)
Burak Anavatan
Burak Anavatan 18.10.2021 10:31
Kaydedildi. Kayıtlı Öğeler Kısmını İncele
Bu yorum zaten Kayıtlı Öğeler arasında bulunuyor.
Hocam; Siz boş boşuna yazmazsınız. Görelim zaman ne eyler. İlminizi, bilginizi bizimle paylaştığınız için minnettarız.
 
Bu grafiği silmek istediğinize emin misiniz?
 
Gönder
 
Ekteki grafiği yeni bir grafikle değiştirmek istiyor musunuz?
1000
Yorum yapma yetkiniz olumsuz puanlama sebebiyle kısıtlanmıştır. Durumunuz moderatörlerimiz tarafından incelenecektir.
Lütfen tekrar yorum yapmadan önce bir dakika bekleyiniz.
Yoruma Grafik Ekle
Engellemeyi Onayla

%USER_NAME% isimli kullanıcıyı engellemek istediğinize emin misiniz?

Bunu onayladıktan sonra %USER_NAME% isimli kullanıcı ile birbirinizin yorumlarını görmeyeceksiniz.

%USER_NAME% başarıyla Engelli Listesine eklendi

Bu kişinin engelini yeni kaldırdınız. Yeniden engellemek için 48 saat beklemeniz gerekmektedir.

Yorumu şikayet et

Yorum silinmeli, çünkü:

Yorum Şikayet Edildi

Teşekkürler!

Şikayetiniz yönetim ekibimize iletildi
Feragat: Fusion Media would like to remind you that the data contained in this website is not necessarily real-time nor accurate. All CFDs (stocks, indexes, futures) and Forex prices are not provided by exchanges but rather by market makers, and so prices may not be accurate and may differ from the actual market price, meaning prices are indicative and not appropriate for trading purposes. Therefore Fusion Media doesn`t bear any responsibility for any trading losses you might incur as a result of using this data.

Fusion Media or anyone involved with Fusion Media will not accept any liability for loss or damage as a result of reliance on the information including data, quotes, charts and buy/sell signals contained within this website. Please be fully informed regarding the risks and costs associated with trading the financial markets, it is one of the riskiest investment forms possible.
Google ile Kayıt Ol
veya
E-posta ile Kayıt Ol